Blog

Yeni AKM Ne Zaman Açılacak? Taksim Atatürk Kültür Merkezi Projesi

Taksim Yeni AKM

Türkiye’nin kültür sanat alanında sembol yapılarından olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), yeniden hayat buluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla temeli atılan yeni AKM, 2 yılda tamamlanarak dünyanın ve Türkiye’nin en önemli kültür sanat kompleksi olarak sanatseverlerin hizmetine sunulacak.

Bir kentsel değer olarak Cumhuriyet Türkiye’sinin kültür sanat alanındaki sembol yapılarından olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TOKİ iş birliğinde yeniden inşa ediliyor. İstanbul Taksim’deki eski yerinde temeli atılan yapı, yaklaşık 2 yıl sonra dünyanın en önemli kültürel mekânlarından biri olma hedefiyle kapılarını açacak.

İlk AKM’nin mimarı olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Mimar Murat Tabanlıoğlu tarafından tasarlanan yeni AKM, opera, konser ve tiyatro salonları, sinemalar, kütüphaneler, tasarım dükkânları, kafe, restoran ve millet kıraathaneleriyle büyük bir kültür sanat merkezi olacak.

“KÜLTÜR VE SANAT FAALİYETLERİ ZENGİNLEŞECEK”

Yeni AKM Açılışı

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, AKM’nin temel atma töreninde Türkiye’nin sanat ve kültür hayatında çığır açacak önemli bir adım atıldığını belirterek mimari, estetik ve kullanım bakımından göz dolduracak yeni yapıyla İstanbul’un kültür ve sanat faaliyetlerinin daha da zenginleşeceğini söyledi. Binada 2 bin 73 kişilik opera salonu, 828 kişilik bir tiyatro salonu ve buralara ait sahne, kulis odaları, fuaye alanları, atölye ve depo alanları, bale çalışma salonları, solist ve orkestra çalışma odaları, kayıt stüdyosu ve prova salonları, sanat galerileri, sergi salonları ve millet kıraathanelerinin yer alacağını anlatan Erdoğan, yeni AKM’nin 2 yıl içinde tamamlanacağını söyledi.

“SANATA VE SANATÇILARA İHTİYAÇ DUYDUKLARI HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİK”

Sanatın, tahakküm kurmanın değil demokrasinin, farklılıklara tahammül göstermenin, hoşgörünün aracı, insanın hak ve hakikat yolculuğunun, estetik ve güzellik arayışının vasıtası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern ve geleneksel tüm sanat dallarını maziden atiye yolculuğun birikimleri, köşe taşları olarak değerlendirdiklerini söyledi. Sanata ve sanatçılara ihtiyaç duydukları her türlü desteği vermeye çalıştıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sadece kültür merkezi ve sahne sayımızda son 17 yılda yaşanan büyük artış bu alanda ülkemizin geldiği konumu göstermeye yeter. Göreve geldiğimizde ülkemizdeki kültür merkezi sayısı 42 iken bu sayıyı 115’e çıkardık. Devlet Tiyatrolarındaki sahne sayısını ise 23’ten 65’e yükselttik. Desteklenen 59 özel tiyatro sayısı bugün 229’u buldu. 2002 yılından bu yana 88 yurt içi, 68 yurt dışı kültür varlığı sergisi yaptık.”

AKM’DE YERLİ MALZEME DETAYI

Taksim Yeni AKM

TOKİ Başkanı Ömer Bulut, 96.000 metrekare alanda beş bloktan oluşan projenin mimari ve işlevsellik açısından İstanbul’a ve ülkeye yakışır bir eser olacağını ifade etti. 850 milyon TL yatırım bedeli olan projenin inşaatını 2 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ve projenin yapımında büyük oranda yerli malzeme kullanacaklarını belirten Bulut, şunları aktardı:

“GÜN IŞIĞINDAN OLABİLDİĞİNCE FAYDA SAĞLANDI”

“Projenin temel dökülecek alanında iksa kazık ve grobeton imalatları tamamlandı. Yapımında büyük oranda yerli malzeme kullanılacağımız kültür merkezinde Devlet Opera, Bale ve Tiyatroları ile güzel sanat birimlerinin ihtiyaçları ayrı ayrı projelendirildi. Çatıların bir kısmı yeşil çatı sistemiyle kaplandı. Projede olabildiğince gün ışığından faydalanılması sağlandı, yağmur sularının peyzajda kullanımı planlandı. İnşaatın tamamlanma süresi 24 ay. 24 Aralık 2020’de işi bitirmeyi hedefliyoruz. Atatürk Kültür Merkezi, mimari ve işlevselliği açısından İstanbul’a ve ülkemize yakışır bir eser olarak dünyadaki önemli kültür ve sanat yapılarının arasına girecek.”

TASARIMIN TEMEL UNSURLARI; KÜLTÜR, SANAT VE KENT

Atatürk Kültür Merkezi, İstanbul’a ve Türkiye’ye çağdaş ve sembolik bir kültür merkezi kazandırmak amacıyla temsil gücü yüksek ve aynı zamanda sosyokültürel uzlaşmanın da aracı olacak bir kent merkezi sunma yaklaşımıyla yeniden tasarlandı. Erişilebilir kamusal mekân olarak kurgulanan yapının çağdaş mimari yaklaşımla enerji, malzeme ve işlev bakımından sürdürülebilir olması gözetildi.

MEYDANIN DİNAMİK UNSURU

Atatürk Kültür Merkezi Taksim

AKM, eski yapının bulunduğu alandaki ana opera sahnesi ve opera dışındaki diğer fonksiyonların bulunduğu yeni yapılanma olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Kültür sanat kompleksinin tasarımı, şehre nitelikli ve saygın bir opera binası kazandırmanın yanı sıra Taksim Meydanı’nın canlanması fikriyle ele alındı. Bu amaçla büyük salon, cephelerde kullanılan teknik cam ile meydandan hissedilecek şekilde konumlandı. Ayrıca salonun dikkat çekici estetiğiyle Taksim Meydanı’na dinamizm ve renk katması hedeflendi.

FUAYELER VE KÜLTÜR SOKAĞI

Ana fuaye olarak zemin kotunun kullanıldığı yeni planlamada, bir üst kotta ikinci fuaye alanı ve balkonların yer aldığı her katta fuayelere yer verildi. Alt ve üst fuayeler simgesel spiral bir merdivenle birbirlerine bağlandı. Eski yapıda yer alan alt kat atıl fuaye alanları yeni tasarımda yer almazken, diğer fonksiyonlara atanan salonlarla birlikte hizmet verecek fuaye alanları ana yapının dışına taşındı. Ana binanın dışında yeni yapılanmalar için tasarlanan oda tiyatrosu ve sinema salonları gibi alanların kullanacağı diğer ortak fuayelere ana binadaki fuayeden direkt geçiş sağlanırken, kompleksin tüm birimleri büyük opera salonunun bulunduğu ana yapıya zemin ve birinci kattan fuayelerle birleştirildi.

Tasarımı yükseklik sınırı korunarak ele alınan yeni AKM’nin ana yapı dışında birbirleriyle bağlantılı olan diğer işlevsel mekânları yatay bir hiyerarşide sıralanarak, İTÜ Taşkışla Binası ve Atatürk Kitaplığı’na erişen Kültür Sokağı’nı oluşturdu.

OPERA EVİ’NE VURGU

Projenin tasarımında ana binanın eski fuayelerden arındırılmasıyla kazanılan boşluk, ana opera salonunun (kırmızı) renkli dış kabuğunu oluşturarak hacmi doldurdu. Böylece meydandan net bir biçimde algılanan güçlü bir imaj ve AKM’nin majör unsuru olan Opera Evi’nin varlığı vurgulandı. Elde edilen estetikle aynı zamanda strüktürel bağlamda yapının yeniden değerlendirilmesine de imkân tanındı. Bu sayede opera performansının en önemli ögelerinden olan orkestra boşluğu büyütülüp akustiğin optimum değerlere ulaştırılması ve izleyici kapasitesinin mümkün olan en üst düzeye çıkarılması hedeflendi.

CANLI BULUŞMA NOKTASI

Projedeki geçişken mekânlarla kentin ve kentlinin doğal olarak içinden geçtiği ve parçası olduğu bir sistem kurgulandı. Ana yapıya iki girişin bulunduğu projede bina önünde yer alan yansıma havuzu ara meydanın mimari izini belirlerken, çevresini yansıtarak canlı bir buluşma noktası oluşturması da hedeflendi. Etkin ulaşım alternatifleriyle tüm kentle direkt bağlantı kuran AKM, Atatürk Kitaplığı, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Gezi Parkı uzantısıyla kentin sosyal ve kültürel aksının abidesi olarak Taksim Meydanı’nda yeniden yerini alıyor.

MİMARİ PROJEDE YER ALAN BİRİMLER OPERA SAHNESİ

2 bin 73 kişi kapasiteli sahne Türkiye’nin en büyük salonu, Avrupa’nın ve dünyanın sayılı salonlarından biri olarak tasarlandı. Üç balkonlu mekân doğal akustik niteliğiyle öne çıkarken, salonun dış çeperi fuayeyi tamamlayan kaplamasıyla yapının meydandan algılanmasını güçlendiriyor.

SAHNE ARKASI

Teknik ve programa bağlı olarak yenilenme özelliği taşıyan arka sahne, yüksek dijital teknoloji araçlarıyla donatılıyor. Sahnelenmesi en zorlu oyunların bile sergilenebilmesine imkân sağlayan sahne arkası, değişebilir platformlar, mekanik ve dijital destekler içeriyor.

FUAYE

Taşıyıcı sistemin yenilenmesiyle fuaye hacmi genişlerken, salon ve cepheden mesafe alarak oluşturulan galeriler farklı amaçlarla kullanılmaya uygun hâle getiriliyor.

PROVA SALONLARI, DİNLENME ODALARI

Doğal ışık ve havalandırma koşularının, yeterli tavan yüksekliklerinin sağlandığı çeşitli prova mekânlarının kazandırıldığı yapıda, sanatçıların yaşadığı salonlar gerektiğinde sahnenin de izlenebileceği konforda tasarlandı.

CEPHE

Mevcut cephenin dış katmanı görsel değerleriyle korunurken, cam cephe günümüz teknolojisiyle şeffaflaşıp meydanla olan ilişkiyi kuvvetlendiriyor. Çatıdaki ışıklıklardan alınan gün ışığıyla tüm fuayeler doğal olarak aydınlanıyor.

YAN CEPHELER

Yan cepheler açılarak Gümüşsuyu ve Taşkışla’ya bakan cephelerde sürekli bir görsel ilişki kurulması hedeflendi. Solid yan cephelerde yer alan boşluklardan içeriye gün ışığı girmesi sağlanırken, içerdeki kabuk bu noktalardan da hissedilebilecek şekilde planlandı. Bu açıklıklar aynı zamanda prova mekânlarına gün ışığı, havalandırma için boşluklar, peyzaj ve kent manzarası da kazandıracak.

PEYZAJ

Eski AKM’nin önünden Mete Caddesi yönüne doğru yayılan peyzaj ve yaya geçişleri, yapının halkla ve Meydan ile kurduğu ilişkiyi güçlendirecek. Sert ve yumuşak peyzaj alanları su ögeleriyle de zenginleştirilecek. Boğaz yönünde kent balkonu olarak tanımlanabilecek peyzaj tasarımıyla yapı, etkinlik dışı zamanlarda dahi tüm şehirlilerin uğrak noktası olan bir hafıza mekânı olabilecek.

MEYDANLA İLİŞKİ

Saydam cepheleriyle meydandan da hissedilecek şekilde yerleştirilen büyük salon, dikkat çekici bir estetik ve aydınlatmayla Taksim Meydanı’na dinamizm ve renk katacak. Geçmişte de kullanıldığı gibi AKM’nin meydanla bağlantısını canlandırmaya yönelik su elemanları, yansıtıcı havuz gibi ögelere peyzaj içinde yer verildi. Bir kültür sanat yapısının girişini tespit edecek şekilde dış mekân heykellerle güçlendirilirken, portatif, sergi ve gösterilere zemin sağlayan bir performans altyapısı da kurgulandı.

HİZMET VE LOJİSTİK ALANLARI

Otopark, servis alanı, depo, boyahane, dekor resim atölyesi, terzihane, gişe gibi lojistik ve hizmet alanlarına dönük birimlerin yer aldığı kültür sanat kompleksinde, 100 kişi kapasiteli bir de teras restoran yer alıyor. İstanbullulara eşsiz bir boğaz manzarası sunacak şekilde tasarlanan mekân, işletmeye mali destek de sağlayacak.

SANAT GALERİLERİ

Bu mekânlara ana binanın dışında gelişen kompleks içinde yer verildi.

SPİRAL MERDİVEN

Eski AKM’nin sembol yapı unsurlarından olması nedeniyle güçlü bir aydınlatma tasarımı içinde ele alınan spiral merdiven, zanaat ve sanatın, işlevsellik ile görselliğin buluştuğu özgün bir değer olarak korundu. Kapasite ve içerik bağlamında Türkiye’nin kültür sanat hayatının önemli bir değerini oluşturacak olan Atatürk Kültür Merkezi, sadece gösteri merkezi değil, kentle iç içe, alternatif mekânlarıyla günün her saati yaşayan bir 21’inci yüzyıl kültür yapısı olacak.

Yorum Yap - Soru Sor