Blog

Parklar Şehri Samsun’a Millet Bahçesi



Parklar Şehri Samsun'a Millet Bahçesi


Samsun Millet Bahçesi’nin tasarımında, “Kullanım kolaylığı, estetik ve minimalizm bizim için ön plandaydı” diyen Peyzaj Mimarı Başak Taş Özdemir, Türkiye’deki millet bahçesi projelerinin dünyadaki en iyi şehir parkları gibi büyük park, bahçe statüsüne ulaşabilmesinde sürdürülebilirliğin önemli bir ölçüt olduğunu vurguluyor: “Basit, sade, temel ihtiyaç olan yeşil alan fikrinden, şehir parkının temel felsefesinden uzaklaşmamak gerekiyor.”

Samsun Millet Bahçesi, eski 19 Mayıs Stadı’nın bulunduğu ortalama 200.000 metrekarelik bir alana konuşlanıyor. Projemizi hazırlarken genelde millet bahçelerinin konseptiyle, yerelde ise Samsun’un ihtiyaçlarını göz önüne alarak bir harmanlama yaptık ve deniz kenarında düz bir arazi içinde çalıştık. Park kültürü oldukça gelişmiş durumda olan Samsun için parklar şehri diyebiliriz. Diğer park alanlarına çok yakın bir bölgede millet bahçesi tasarlarken ağırlıklı olarak fonksiyonlardan ziyade geniş yeşil alanlara ve bitkisel dokuya odaklandık. Çok fazla fonksiyon yüklememeye özen gösterdik; çünkü her bir yeni fonksiyonun bizi temel amacımız olan “yeşil alan ihtiyacının karşılanması” fikrinden uzaklaştıracağını ve işletmesel olarak da bize ek yükler getireceğini öngördük.

Park içindeki bitkisel dokuyu oluşturmada yöreye uygun çok çeşitli bitki türlerini tercih ettik. Çalı gruplarını güvenlik ve sergi amaçlı değerlendirerek yapraklı ağaçların taçları altında oldukça geniş yeşil alanlar tasarladık.

Samsun Millet Bahçesi

SADE, ESTETİK, MİNİMAL

Tasarımda kullanım kolaylığı, estetik ve minimalizm bizim için ön plandaydı. İşletme giderlerinin minimuma indirilerek projenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasına, alanın uzun yıllar kentin “yeşil alan” ihtiyacına cevap verecek şekilde ağaç ve bitki ağırlıklı sade ve minimal bir çizgide olmasına gayret ettik. Bu sebeple tüm girişleri birbirine bağlayan akslar etrafına dinlenme alanları, çocuk oyun alanları, spor alanları, bitki gösteri alanları, gül bahçeleri gibi parklarda en çok uğradığımız mekânları yerleştirdik. Şehrin ana ulaşım ağının ortasında yer alan millet bahçesine üç ayrı noktadan girişlerimiz mevcut. Alanın büyüklüğü, kullanım kolaylığı, cazibe noktaları, güvenlik ve bakım konularını da dikkate alarak fonksiyonları girişlere yakın yerlere ve parkın çeperlerine yerleştirdik. Girişleri birbirine bağlayan ana yaya aksları parka aynı zamanda tasarımsal bir kimlik kazandırıyor.

MİMARİ DİL AYNI

Çeperlerdeki yoğun ağaç gruplarının altındaki fonksiyonların ortasında kalan ortalama 13.000 metrekarelik çim aktivite alanı, aynı zamanda acil durumlarda toplanma alanı olarak da kullanılabilecek. Parkımızda yapı oldukça az; millet kıraathanesi, kafeterya, iki büyük çardak, iki büfe, üç wc ünitemiz ve pergolalarımız var. Bu yapıların ve giriş taklarının mimari dilinin aynı olmasına özen gösterildi. Parkın ortasında bulunan millet kıraathanesi, süs havuzuyla geniş çim aktivite alanına hakim olacak bir açıda yerleştirilirken, parkı diyagonal olarak bölen ana aks ve millet kıraathanesi arasında ortalama 1.700 metrekarelik bir süs havuzu konumlandırıldı. Çeşitli köprülerle yollar bu süs havuzunun yanından, içinden birbirine bağlanıyor. Park içindeki tuvaletler ise fonksiyonlara yakın alanlara yerleştirildi.

AĞAÇ GÖLGESİNDE OYUN ALANLARI

Parkın iki noktasına farklı yaş gruplarına hitap edecek şekilde çocuk oyun alanları yerleştirildi. Bunlardan biri ortalama 3.000 metrekare alana yayılıyor. Oyun grupları, bitkiler ve ağaçlarla birbirinden ayrılıyor. Böylece çok geniş bir düzlük içinde dev oyun elemanlarından ziyade ağaçların gölgesinde oyun oynanabilecek alanlar ortaya çıkıyor.

Oyun alanları kendi içinlerinde 1-3 yaş, 3-7 yaş ve 7 yaş üzeri olacak şekilde ayrılıyor. Diğeri ise ortalama 900 metrekarelik alana yayılmış 3-5 yaş grubuna hitap eden bir oyun alanı. İçinde ayrıca oyun fıskiyelerini de barındırıyor. Oyun parklarına engellilerin de diğer çocuklarla beraber olabileceği oyun elemanları yerleştirdik. Çeperlerinde ise ebeveynler için dinlenme, oyun ve seyir alanlarını da unutmadık.

40 FARKLI TÜRDE 3 BİN AĞAÇ

Alanın, girişlerden uzak, çevre yolu bağlantısı tarafında yer alan bölgesine spor alanları ve koruluklar ekledik; iki tenis kortu, iki basketbol ve voleybol sahası, açık hava egzersiz alanı ve yetişkinler için de çim oyunları ve satranç alanları bu bölgede yer alıyor. Spor alanları, ana yaya akslarıyla koruluk altına konuşlandırdığımız ortalama 6.000 metrekarelik piknik alanına bağlanıyor. Tüm parkın çeperinde ortalama 1,2 kilometre uzunluğunda bisiklet parkuru ve tartan koşu parkuru bulunuyor. Parkın açık otoparka yakın bölgesinde permakültür bahçesi yer alıyor. Bu alan, okulların çeşitli etkinlikler için değerlendirebileceği boyut ve konumda tasarlandı. Ayrıca park içinde ortalama 40 farklı türde 3 bin ağaç ve 75 farklı türde 40 bin çalı-yer örtücü bitki bulunuyor. Bu projenin bizi en çok heyecanlandıran kısmı, olabildiğince geniş yeşil alan tasarlama fikri oldu. Tabii projenin Samsun’da olması da bizim için ayrı bir güzellikti…

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖNEMLİ BİR ÖLÇÜT”

Şehirler için büyük bir değer ifade eden millet bahçelerine dünyadan pek çok örnek verebiliriz. Summer Palace, Phoenix Park, Griffith Park, Djurgården ve Royal Botanic Gardens dünyadaki en iyi şehir parklarından… Bu örneklerin hepsinin ortak özelliği, sürdürülebilir olmalarıdır. Türkiye’de çalışmalarına hız verilen millet bahçesi projelerinin tıpkı bu örneklerde olduğu gibi büyük park, bahçe statüsüne ulaşabilmesinde sürdürülebilirlik önemli bir ölçüt.

Basit, sade, temel ihtiyaç olan yeşil alan fikrinden uzaklaşmadan, parkı park olarak değerlendirip çok fazla yeni fonksiyonlar yükleyip şehir parkının temel felsefesinden uzaklaşmamak gerekiyor. Aksi hâlde planlanan şehir parkı bir panayır alanına dönebilir. İnsanların basit ihtiyaçlarına basit cevaplar üretebilmeliyiz. En temel ihtiyaç yeşil alan ise o hâlde bol ağaçlı, bol yeşillikli, bakımı kolay, sert zemini az yeşil alanlara ihtiyacımız var.

Yorum Yap - Soru Sor